Omurgasız hayvanlar iskeleti olmayan canlılar olarak belirtiliyor örnek olarak da, kelebek, sinek, örümcek, ahtapot, deniz yıldızı veriliyor(1). Omurgalı hayvanlar çok sayıda ve karmaşık gruplandırması olduğu biliniyor. İnsanlar da memeli omugalılar içerisinde yer alıyor.

Omurga insan da 33 kemikten oluşan bir yapıdır. Bunun 8’i boyunda (servikal), 12’si göğüste (toraks) 5’i bel(lomber) 5’i  kuyruk sokumunda (sakrum) 3’ü koksiks diye adlandırılır. Omurların temel görevi ortasında yer alan omuriliğini korumak ve vücudumuzun postüründe rol oynamaktır. Omurga ile ilgili çok sayıda hastalık bulunur. Beyin Cerrahi ile Ortopedi ve Travmatoloji uzmanlık alanları vertebranın cerrahi hastalıklarının tedavisiyle ilgilenirler. Ayrıca omurganın cerrahi olmayan hastalıkları da birçok tıp disiplininin çalışma alanına girer.

Gündelik yaşantımızda, verdiği sözde durmayan, çıkarına göre görüşünü değiştiren, rüzgar nereden eserse oraya dönen, güçlülerin önünde devamlı iki büklüm duranlara yaygın tabirle “omurgasız” denir. Bu hakaretten çok bir tanımla olarak kullanılır. Bizim ülkemizde aktif (siyasi partilerde) siyaset yapanlar genel olarak bunu halka hizmet için yaptıklarını, halkın hizmetkarı olduğunu belirtirler. Bu hizmet etme aşkı ile 30 yıldır üyesi olduğu partiden aday olamayınca (milletvekili, belediye başkanı gibi) istifa edip yıllarca karşı cephede yer aldığı siyasi düşünceye geçmekte hiçbir yanlışlık görmezler, asıl hizmetlerine burada devam edeceklerini belirtirler. Burada temel kişi kendileridir ve kendilerinin dışında kimse bu kadar “dürüst, iş bitirici, halkı anlayan” olamaz. Şişkin ve doyurulamayan bir “ego” kendine hayran olma (narsizm) durumu vardır. Mahkemeler bazı olaylarda biz hekimlere “kişinin rahatsızlığı hekim olmayanlarca anlaşılabilir mi? diye sorarlar. Bu rahatsızlıkta herkes tarafından anlaşılabilir bir durumdur.

Seçim dönemlerinde çok sayıda siyasetçinin parti değiştirdiğini görürüz, peki hepsinin yukarıda tanımlanan gibi olması mümkün mü? Bu kişileri o makamlara getiren partilerin hiç mi suçu yok? Belediye başkanı veya milletvekili adayını belirlerken para dışında kriterleri var mı? Halkın veya daha dar bir şekilde parti üyelerin aday belirlemeye en ufak etkisi var mı? Bunlara verilecek cevap sorunun neden ortaya çıktığını gösterecektir.

Tabip odalarında ve Türk Tabipleri Birliğinde yönetim kurullarında 2 dönem kuralı vardır yani ara vermeden yönetim kuruluna 2 dönemden fazla devam edemezsiniz. Belki siyasi partilerinde kendi içlerinde böyle kuralları olması “kendilerini vazgeçilmez” sananların önüne geçmek için bir yol olabilir. 

1-Omurgasızlar