"Gençlik olarak, Amed, Suruç, Ankara'nın ve ezilenlere dönük tüm katliamların hesabını sorana dek, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik köprüsünü kurana dek mücadeleyi sürdüreceğimizi, 33'lerin de tutuklu arkadaşlarımızın da hesabını soracağımızı hatırlatıyoruz."
Adana İnönü Parkında Gerçekleştirilen Basın Açıklamasını Rojbin Yumuşak okudu.
Yumuşak tarafından yapılan açıklama şu şekilde;
2015 Temmuzu'nda, Kobane'yi yeniden İnşa etmek İçin yola çıkan 33 Düş Yolcusunu anmak üzere bugün burada toplandık. 33 düş yolcusu; halkların kardeşliği, eşitliği, özgürlüğü için mücadele ediyorlardı, bunun İçin yola çıkmışlardı. Ezilenler, sömürülenler, bu düzende yok edilmeye çalışılanlar için; baskı, sindirme, yıldırma çabalarına karşı Türkiye ve Kürdistan halkları arasında köprü olmaya giderken, "Beraber savunduk, beraber inşa edeceğiz!" dedikleri Kobane'yi yeniden inşa etmeye, faşizme ve muktedirler eliyle gerçekleştirilen tüm katliamlara karşı mücadele etmeye, halklar arasında bir devrim köprüsü kurmaya giderken Suruç'ta Amara Kültür Merkezinde IŞİD çetelerince katledildiler. (Suruç'un Hesabı Sorulacak!)
33'ler; çocuklarla, kadınlarla, gençlerle dayanışmak için yola çıkılar. Onlar bu yolda kendilerini ezilenlerin, sömürülenlerin umudu olmak için mücadeleye adadılar. Bizler bugün onların bu mücadelesini büyütmek, yaşatmak için buradayız.
Bizler. 33 lerin yoldaşları olarak onların mücadelesini büyüteceğimizi bir kez daha haykırıyoruz Bugün arkadaşlarımızın katledilmesinin üzerinden 8 yıl geçti. Geçen bu 8 yılda davalar kapatıldı; failler aklandı, yargılanmadı; aksine Suruç Aileleri, yaralıları yargılandı. Geçtiğimiz Mayıs ayında düzenlenen operasyonla SGDF'li 12 arkadaşımız tutuklandı. Yetmedi, henüz iki gün önce İstanbul Kadıköy'de Suruç anmasına çağrı yapan 46 arkadaşımız işkenceyle gözaltına alındı, arkadaşlarımızdan Ayşe Beliz İnce, Gamze Toprak, Berkan Deveci, Merve Yeşilyurt. Ali Taha Sarıbıyık ve Ebru Gürsoy. hukuksuz ve dayanaksız gerekçelerle tutuklandı. (Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz!)
IŞİD işbirliğiyle 33 arkadaşımızı katledenler, bildiri dağıttıkları gerekçesiyle arkadaşlarımızı tutuklayanlar; 20 Temmuzlarda anmalara katılan arkadaşlarımızı yargılamaya çalışanlar bilsinler ki: Sürdürdüğümüz adalet mücadelesine çeşitli baskılarla ket vurmaya, davaları kapatmaya çalışsanız da. bizleri tutuklamakla, sindirmeye çalışmakla yıldırmak isteseniz de bu dava bizler için, adalet sağlanıncaya kadar bitmeyecek. Bizler sizleri Amed'den, Ankara'dan, Sivas'tan, Roboskl'den. tanıyoruz. Suruç ailelerini ve yaralılarını, adalet İsteyen biz gençliği, avukatlarımızı hukuksuzca zindanlara atanlar bu katliamın faillerinin kim olduğunu açıkça göstermiştir. Bildiri dağıtımlarından, bugün olduğu gibi her 20 Temmuz'da memleketin dort bir yanında yaptığımız anmalardan korkan bu iktidar elbette ki sığındığı Saray'larından def edilecek. Sorumlusu olduğu tüm katliamların da hesabını verecek
(Amed, Suruç. Ankara Hesap Sormaya!)
Bizler, gençlik olarak 8 yıldır Suruç İçin adalet mücadelemizi sürdürüyoruz. Çünkü biliyoruz kı Suruç için adalet demek; bu düzende ezilen, yok sayılan, sömürülen, katledilen herkes İçin adalet demektir. 33'ler İçin, Enes Kara İçin, Berkin Elvan için. Hande Kader için, Deniz Poyraz için; Soma'da, Bartın'da, iş cinayetiyle katledilen bütün İşçiler için adalet demektir. Bu adalet mücadelesi 8.. 18., 28. Yılında da aynı irade ve kararlıkla sürecek. Bu mücadeleyi kırmaya çalışanlar, bizleri yargılamaya çalışanlar, 2 gün önce 6 arkadaşımızı tutuklayanlar da bilmeliler ki hiçbir baskı bizleri bu kararlılıktan döndüremeyecek. (Katillerden hesabı gençlik soracak!)
33'ler; bir devrimin peşinden gidenler, bir devrimin izini sürenler, Rojava'da atılan devrimin tohumlarını yeşertenler, Kürt ve Türk halkları arasında köprü kurmak isteyenlerdi. Devlet destekli barbar İŞİD çeteleri tarafından katledildiler. Gençlik olarak, Amed, Suruç, Ankara'nın ve ezilenlere dönük tüm katliamların hesabını sorana dek, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik köprüsünü kurana dek mücadeleyi sürdüreceğimizi, 33'lerin de tutuklu arkadaşlarımızın da hesabını soracağımızı hatırlatıyoruz. Suruç için adalet herkes için adalet şiarını buradan bir kez daha haykırıyoruz. (Suruç için adalet herkes için adalet!)