Yeşil Sol Parti Milletvekili Celal Fırat; ABF Genel Sekreteri Özgür Kaplan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Sekreteri İsmail Ateş, Yöneticileri Ezgi Türkyılmaz, , Cafer Koluman ve Eski Milletvekili Kamil Ateşoğulları ile birlikte yarın görülecek Sivas katliamı zaman aşımı davası öncesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde basın açıklaması gerçekleştirdik.
Fırat konuyla ilgili şu açıklamayı gerçekleştirdi;
Ülkemizin geçmiş tarihinde ve içinde geçmiş olduğumuz zamanda, ne yazık ki tüm toplumumuzu derinden etkileyen olaylara, acılara ve katliamlara tanıklık ettik, etmeye de devam ediyoruz. Neredeyse takvimlerimizdeki önemli günler arasında, acıları ve katliamları hatırlatan o kadar çok gün var ki zamanımızın önemli bir bölümünü onlara ilişkin etkinliklerle geçiriyoruz. Bu acı dolu takvimlerimizde yerini alan günlerden birisi de 2 Temmuz 1993’te ki Sivas Madımak katliamıdır.
Değerli dostlar
Alevilere yönelik bu katliamın ne ilk ne de son olmadığını biliyoruz. Madımakta, güpegündüz devletin gözleri önünde 33 canımızın yakılmasının üzerinden tam otuz yıl geçti. O günün yetkilileri, bu katliamın tüm yönleriyle araştırılıp açığa çıkarılması ve sorumluların gerekli hesabı vermesi gerekirken, tersine “münferit bir olay, çok şükür halkımıza bir şey olmadı, halkı tahrik ettiler, gazanız mübarek olsun, Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz, yetkim yoktu ne yapayım” gibi açıklamalarla katliamı geçiştirmeye, normalleştirmeye ve üstünü kapatmaya çalıştılar. Sonraki hükümetler döneminde de aynı anlayış hakim oldu ve olayın üzerine gidilmedi.
Bizler bu otuz yıl boyunca her zaman, adaletin yerini bulması için mücadele ettik, anmalar etkinlikler yaptık, davalar açtık. Sorumluların açığa çıkarılması, cezalandırılması, Madımak’ın utanç müzesi haline getirilmesi için tüm acılarımızla seslendik. Ne hükümetten ne yetkililerden ne de hukuktan bir yanıt alamadık.
Tam tersine, acılarımızı daha da artıran uygulamalara tanık olduk. Her yıl madımak katliamı anmalarında engellendik, baskılara maruz kaldık. Tüm ısrarlarımıza rağmen Madımak oteli utanç müzesi yapılmadı, kebapçıya çevrildi sonra da kapatılıp yakılan canlarımızın yanına katillerin adı yazıldı.
Bu katliam apaçık, insanlığa karşı suç iken, tüm girişimlerimize rağmen bu kapsama alınmadı ve dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in deyimiyle münferit kabul edildi. Katliamın faili ve arananlar listesinde olan bazı katillerin, kaçma saklanma zahmetine bile girmeden Sivas’ta kalarak evlendikleri, rahat rahat yaşadıkları ancak öldükten sonra açığa çıktığına şahit olduk. Yurtdışına kaçanların iade edilmeleri için ciddi bir çalışmanın yapılmadığını görüyoruz. Açıktan sorumluluğu olan yetkililer ve olaya dahli bilinenlere yönelik etkin soruşturmalar yürütülmedi.
Ömür boyu hapse mahkum edilenler ise, yaş ve hastalık gerekçesiyle tıpkı Hizbullahçılar gibi bir bir dışarı salıveriliyor. Madımak katillerinden Ahmet Turan Kılıç 2020 yılında, Hayrettin Gül ise daha geçen hafta Cumhurbaşkanı kararıyla af edildi. İnsan Hakları Derneği ve Tutuklu Aileleri Derneklerinin raporlarına göre 1500’den fazla hasta tutuklu var. Bunların 651’i ağır hasta. Bu hasta tutuklulardan son iki buçuk yılda 139 kişi yaşamını yitirmiş. Tüm çağrılara rağmen ne hükümet ne de cumhurbaşkanı bu konuda hiçbir adım atmıyor. Bu nasıl bir ayrımcılık, hangi vicdan bunu kabul eder.
Yarın, Madımak katliamının davası var. 2005 yılında Türk Ceza Kanunu’na giren insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirilseydi davanın zaman aşımı diye bir durum olmayacaktı. Davanın 29. duruşmasında mahkeme, katliamın insanlığa karşı suç olduğu kanaatini ortadan kaldırdı. Adalet bakanlığı zaman aşım tarihini 2 Temmuz 2023 dolacağına işaret etti. Yarın yani 14 Eylül 2023 de dava eğer aksi bir karar alınmaz ise maalesef zaman aşımına uğratılmış olacaktır.
Açıkça insanlığa karşı suç işlenmiştir. İktidar, bu suçları örtbas etmek için elinden geleni yapmaktadır. Ne yaparsanız yapın, insanlığa karşı işlenmiş olan bu suçun sorumluluğundan kurtulamazsınız. Bu kara leke hiçbir zaman peşinizi bırakmayacaktır.
İnsanlık onuru kirli ideolojinizi kabul etmeyecektir. Hiçbir Alevi katlamanı unutturmazsınız, sizin zaman aşımı dediğiniz şey katilleri aklama ve tarihe kirli bir sayfa eklemekten başka bir şey olmayacaktır.
Alevilik inancını, bu coğrafyanın sosyal, siyasal, inançsal ve kültürel sorunu haline getiren devlettir. Milyonlarla ifade edilecek bir toplumun sorunları çözümsüz bırakılmıştır. Devlet, dinsel gerici uygulamalarıyla, asimilasyon çabalarıyla, katliamlarla, zorunlu göçlerle ve her türlü insanlık dışı yöntemlerle koskoca bir toplumu yok etmeye çalışmaktadır.
Alevilik, sanatla, kültürle, gelenekleriyle ve insancıl bakış açısıyla, farklı kimliklerin çok kültürlülüğünü rıza gösteren, koruyan, ona açık olan bir dinamiği kendi içinde barındırmaktadır.
İnancımızın sosyal, siyasal ve kültürel farklılıkları olduğu gibi diğer toplumsal kesimlerinde farklılıkları vardır. İktidar, tüm bu farklılıkları ve kimlikleri, düşmanlaştırarak çatıştırmak istiyor. Bu coğrafyanın çok inançlı çok kültürlü yapısını, tekçilik, inkârcılık, yok etmek üzerine kurgulamaktadır. Ne yazık ki, aynı topraklarda yaşayan, benzer sorunları olan bu farklı kimliklerin, halkların birbirlerine nasıl düşmanlaştırıldıklarına üzülerek tanık olmaktayız.
Bütün mesele barışla, sevgiyle, vicdanla hareket edebilme başarısını göstermektir. Alevilerin ve benzer sorun yaşayan tüm halkların acılarını anlamak, ortak olmak bizi daha fazla insan yapacaktır. 30. yılında zaman aşımına uğratılmak istenen Sivas Madımak Katliam davası Alevi toplumu için bir adalet, vicdan ve onur mücadelesidir. Alevi toplumu bu davanın peşini bırakmayacaktır, çünkü bu katliam insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur, sanıkları da bellidir. Alevileri yok etme üzerine kendilerini meşrulaştırmak isteyenler bir gün mutlaka bu topluma hesap vereceklerdir.
Buradan bir kez daha seslenmek istiyorum, lütfen Alevilerle empati yapmaya çalışın. Bizleri anlamak için biraz çaba sarf edin. Madımak önlerinde benzin bidonlarıyla gidenleri göz önüne getirin ve birde sazları, deyişleri, şiirleri, kitapları, barışı ve sevgiyle gidenleri düşünün.
Bu ülke hangisini tercih edecek, devlet hangisini benimseyecek.
Ne mi istiyoruz? Çok basit. Adalet ve vicdan
Celal Fırat
Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili