Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin; Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Adana Şubesi ile Adana Büyükşehir Belediyemizin birlikte düzenlediği aşure etkinliğinde canlarla buluşup lokmamızı paylaştık. Muharrem Ayı'nda tutulan oruçları Hakk kabul etsin. Aşuremizin birliğimize, dirliğimize, kardeşliğimize katkısı olmasını diliyorum” dedi.
Başkan Çetin’in Aşure etkinliğinde yaptığı konuşma şu şekilde;
Değerli Canlar;
Dostluğun, kardeşliğin, birlik ve beraberliğin sembolü olan bu anlamlı günde siz gönül dostlarıyla birlikte olmaktan büyük mutluluk ve kıvanç duyuyorum. Sizlerle buluşmamıza vesile olan bu etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
Yas-ı matem ayı olan Muharrem’in gelmesiyle birlikte oruçlar tutuldu, ibadetler yapıldı. Hakk tutulan oruçları, yapılan ibadetleri kabul etsin.
Sevgili Canlar;
Aşure birliktir,
Beraberliktir,
Kardeşliktir,
Dayanışmadır…
Bugün aşure kazanlarımız bu değerler için kaynıyor.
Deyişler 12 imamlar için söyleniyor,
Semahlar el ele, el Hakk’a denilerek dönülüyor…
Miladi 680 yılında, daha sonra kıyamete kadar unutulmayacak bir katliam yaşanmış; Kerbela’da yaşananlar Hak ile batılın, mazlum ile zalimin, iyi ile kötünün, doğru ile yanlışın mücadelesi olarak anılacaktı.
Kerbela’da Hz. Peygamberin torunu Hz Hüseyin Hakkı, muzlumu, iyiyi ve doğruyu temsil ederken, Yezit ve yandaşları ile zulmün kendisi olarak yüzyıllarca lanetlenecekti.
Aleviler ve Ehli Beyti sevenlerin, kendisini bu kutlu yola adayanların gözyaşları asırlardır dinmemiştir. Kerbela’dan itibaren yüreklerdeki sızı hiç azalmamış, gözlerdeki yaşlar bir damla eksilmemiştir.
Bugün de Aleviler yine hakkın yanında yer almayı tercih etmiş; iyi, güzel, doğru olan ne varsa yanında olmayı seçmişlerdir ve ülkemizde birlik, beraberliğin temsilcisi olmaya devam etmişlerdir.
Selam olsun o güzel insanlara…
Sevgili Canlar;
Buradaki kazanlarda aşure Hakk için, kardeşlik için, birlik ve beraberlik için, iyi ve güzel olan ne varsa bunlar için kaynıyor. 85 milyonluk bu güzel ülkede tüm farklılıklarımızla bir arada kardeşçe yaşayabilmemiz, dostluğu, dayanışmayı en üst düzeyde tutmamız için aşure kaynıyor.
Bu topraklarda Maraş’ta Çorum’da Sivas’ta yine katledilen, yine mazlum olan ve zalimin zulmüne uğrayan, buna karşın insanlığından taviz vermeyen ve Hacı Bektaş Veli’nin “İncinsen de incitme” anlayışından vaz geçmeyen Alevilerin kardeşlik türküleri eşliğinde aşureler kaynıyor.
Aşure birliğin, beraberliğin, kardeşliğin sembolüdür. Aşure; çok sayıda malzemenin bir araya gelmesiyle oluşur. Hepsi birlikte aynı kazanda pişer ama hiçbirini kendi özelliğini yitirmez; özünü korur. Farklılıkların bir arada olabileceğinin de ne güzel bir örneğidir bu. Biz de Türkiye’de cumhuriyete sahip çıkarak tüm farklılıklarımızla kardeşçe yaşamaya devam edeceğiz.
Birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularıyla hareket eden Alevi canların uğradığı haksızlıklar, gördüğü ayrımcı muamele maalesef günümüzde son bulmuş değildir. Dileğimiz ve isteğimiz Alevilerin tüm inanç grupları gibi ibadetlerini rahatça yapabilmeleri, kendilerini en özgür şekilde ifade edebilmeleridir. Bunun sağlanabilmesi için öncelikle cem evlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Çok doğal bu isteğin neden şimdiye kadar kabul edilmediğini de kimse anlayabilmiş değildir. Aleviler “Bizim ibadethanemiz cem evleridir” diyorsa öyledir. Bir başka inanca sahip kimselerin Alevilere farklı dayatmalarda bulunması kabul edilemez.
Çünkü Aleviler hoşgörü başta olmak üzere insanı temel alan inanç özellikleriyle yüzyıllardır Anadolu’da ülkemizin birleştirici gücü olmuşlar. Yaşadıkları tüm olumsuzluklara karşın her zaman dostluğu ve barışı savunmuşlardır. Kendi inançlarını özgürce yaşamaları en doğal haklarıdır.
Hiçbir zaman tahriklere kapılmayan, gerici kalkışmalarda her zaman mağdur olan, canlarını feda eden, yok edilmek istenen Alevilerin hala en temel sorunları ne yazık ki çözülmemiştir. Üzülerek görüyoruz ki çözüme yönelik olduğu söylenerek atılan adımların birçoğu da Alevileri oyalamaya yönelik olmaktan öte gitmemektedir. Umuyorum daha fazla zaman kaybedilmeden Alevi inancına yönelik şaşı bakış açısı düzeltilir ve yüzyılların birikimi olan sorunlar bir an önce çözüme kavuşturulur.
Değerli Canlar;
Muharrem ayı boyunca oruçlarını tuttunuz, ibaretlerinizi yaptınız. Bunu yaparken de takdir edilesi bir yaklaşımla ne kimseyi rahatsız ettiniz ne de kimseyi sizin gibi davranması konusunda zorladınız.
Her şeyi Hakk için yaptınız.
Tuttuğunuz oruçları, yaptığınız ibadetleri Hakk kabul etsin.
Yezid’e karşı çıkmak kolaydır, önemli olan Hüseyni duruşa sahip olmaktır. Bunu tarihin her devrinde başaran ve insanlık yolunca bize ışık olan Hacı Bektaş Veli’nin yolundan giden, sevginin ve hoşgörünün temsilcisi Alevi canları içtenlikle selamlıyorum.
Birliğimiz, dirliğimiz, kardeşliğimiz daim olsun…