Türkiye İşçi Partisi (TİP) Adana İl Örgütü, il binalarında yaptıkları basın açıklamasıyla hem Adana Valiliği'nin kentte 3 gün boyunca getirdiği eylem ile etkinlik yasağı ile hem de iğneden ipliğe yaşanan zam furyasına tepki gösterdi. Çok sayıda kişinin katıldığı basın açıklamasında basın metnini TİP Adana İl Başkanı Hakan Çayan okudu.  

Dostlar, yoldaşlar, emeği ve alın teri bir avuç sermaye tarafından gasp edilen yurttaşlar merhaba hepiniz hoş geldiniz.

Saray Rejimi güvenirliliği belirsiz seçim sonuçlarının ardından emekçi düşmanı, özgürlük düşmanı programını hızlandırarak devam ettiriyor.

Bir yandan siyasi muhalifleri davalar, gözaltılar, tutuklamalar, hukuksal dayanağı olmayan davalarla etkisiz kılamaya çalışırken bir yandan da sermaye sınıfının programını, bütün yükü emekçilerin sırtına yükleyerek uygulama peşinde.

Her geçen gün paramız değer kaybediyor, alım gücümüz düşmeye devam ediyor.

Bu ülkenin emekçilerini, köylülerini yoksullaştıran bir model acımasızca uygulanmaya devam ediyor.

Şimdi de başta KDV olmak üzere çeşitli vergi ve harçlara zam yapıldı.

Deterjan, sabun, tuvalet kağıdı, peçete, bebek bezi gibi yaşamsal ürünlerdeki, beyaz eşyadaki KDV oranları artırıldı. Yurt dışından getirilen cep telefonlarından alınan harç tutarında fahiş artışa gidildi.

Sunulan torba yasa teklifinde, başta Anayasa'nın 161. Maddesi'ne açıkça aykırılık teşkil eden ‘borç kullanım tutarının üç kat arttırılması' maddesi olmak üzere çeşitli ihlaller de mevcuttur.

WhatsApp Görsel 2023-07-09 saat 13.53.43

Saray rejiminin uygulamaya başlarken bir mucize kurtuluş gibi sunduğu ekonomik model garabeti, faturanın daima emekçilere çıkartıldığı bir düzen meydana getirdi.

Göstermelik gözleri ışıldayan bakanların, damatların değişiklikleriyle imajını düzeltme çabasına girenler, alın teriyle geçinen milyonlarca yurttaşımız için önümüzdeki dönemde yoksullaşmanın ve hayat pahalılığının aynen devam edeceğini göstermiş oldu.

Birer lütuf ya da müjde gibi sunulan asgari ücretler, memur maaş artışları, emekli maaşları, tümü de kısa sürede enflasyon tarafından eritilen, emekçiyi yoksulluk sınırında yaşamaya mahkum eden düzeyde.

Sarayın kurduğu düzen, bir avuç zengin dışında yoksullukta eşitlenme düzeni.

“Kur Korumalı Mevduat, garantili köprü/yol/hastane harcamaları, makam aracı kiraları, faiz ödemeleri ve hepsinden de önemlisi israf, Türkiye'nin ekonomik darboğazının temel sebepleridir.

Saray'ın yarattığı borç yükünün altında, emekçiler bırakılacaktır. Patronlar daha zengin olmaya, emekçiler daha fakirleşmeye devam edecektir.

Maaş zamları daha kaşıkla bile verilmeden kepçe ile geri alınıyor.

Emekliler 70 li yaşlarında dinlenmek yerine inşaatlarda, tarlalarda çalışmak zorunda bırakılıyor.

Lise öğrencileri okullarına gitmek yerine açık öğretim liselerine yazılıp çalışmak zorunda bırakılıyor.

Üniversiteyi kazanan gençlerimiz part-time işlerden öte full time işlerde çalışıyor.

Bu ülkeyi elleri ile yaratan işçiler 10 saatlik 12 saatlik mesailerinin ardından ek iş yapmak zorunda bırakılıyor.

Özel okul öğretmenleri, mühendisler, mimarlar avukatlar yıllarca dirsek çürütenler asgari ücret dahi alamıyor.

Ve maalesef doktorlar şiddete uğramadan evlerine dahi gidemiyor…

Tek adam rejimi bir hokus pokus ile seyyanen verdiği zammı MTV, ÖTV, KDV diyerek yan yana getirebildiği her üç harfli kelime ile vergi alıyor. Bu vergileri de tek seferlik 100/100 lük zam adı altında fazlasıyla geri alıyor.

Emekçi kardeşler tüm bunların zorunluluk olmadığını, başka bir ekonomik modelin tercih edilebileceğini, ekonomik tercihlerin sınıfsal olduğunu bilelim.

Sermaye ve Saray için ideal olan modelin, başarılı olan uzmanların, bakanların biz emekçiler için yıkım demek olduğunu bilelim.

Parlak sözlerle pazarlanan kurtarıcılardan bize fayda gelmeyeceğini unutmayalım.

Devletin sosyal niteliğini öne çıkartan, kaynakları eğitime, sağlığa, yoksulluğu gidermeye yönelten, halkın refahını gözeten, emekçilerin haklarını öne alan bir ekonomik model mümkündür ve şarttır.

Bunu ilk koşulu da emekçilerin örgütlü bir güç olmasıdır. 

Saray rejimi ve onun yandaş medyası bu yoksulluğu göstermemeye gizlemeye devam etsin ama unutmasın, bu ülkenin hesap soracak devrimcileri sosyalistleri var, halkın Türkiye İşçi Partisi var!

Ve Türkiye İşçi Partisi bugün bir yandan emekçilerin mücadelesinde öncü olduğu için tutsak edilenlerin özgürlükleri için, diğer yandan emekçilerin örgütlenmesi için durmadan çalışıyor.

Bize ekmeğimize sahip çıkmak için özgürlük, özgürlüğümüze sahip çıkmak için ekmek gerekiyor.

Her bir emekçiyi örgütleyene, her bir tutsağı zindan da kurtarana kadar mücadeleye devam…

Editör: Haber Merkezi