ADANA KADIN PLATFORMU: ŞİDDETİN SAVAŞIN YOKSULLUĞUN KARŞISINDA; EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK, HAKLARIMIZ VE HAYATLARIMIZ İÇİN BİRLİKTEYİZ - GÜÇLÜYÜZ!

Adana Kadın Platformu, 18.00’de, Heykelli Parkta bir araya gelerek kitlesel basın açıklaması gerçekleştirdiler.

Atatürk Parkına yürümek için bir araya gelen platform üyeleri emniyet güvenlik güçlerinin izin vermemesi üzerine Heykelli Parkta basın açıklaması yaptılar.

Kadın Platformunun etkinliğine HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları’da katıldı.

Adana Kadın Platformu adına basın açıklamasını Avukat Sevil Aracı Bek okudu. Bek’in ardından Hatimoğulları söz alarak 25 Kasım’a dönük konuşma gerçekleştirdi.

Platform tarafından okunan ortak metin şu şekilde;

1960 yılı 25 Kasım’ında Dominik Cumhuriyeti’nin kuzey bölgesinde bir uçurumun dibinde üç kadının cesedi bulundu. Bunlar Mirabel kız kardeşlerdi. Mirabel kız kardeşler ülkelerinde diktatörlüğe karşı özgürlük mücadelesi verdikleri için gizli polis tarafından kaçırılarak tecavüze uğrayıp öldürüldüler. 1981 yılında Dominik’te toplanan Latin Amerika Kadın Kurultayı’nda 25 Kasım, “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü” olarak kabul edildi.

Aradan geçen 60 yıla rağmen Dünya’da ve Türkiye’de kadınlar şiddet görmeye devam ediyor. Türkiye’de 2020’nin ilk 10 ayında 397 kadın öldürüldü, bu cinayetlerin 151’i şüpheli ölüm sayıldı. LGBTİ+’lara yönelik şiddet ve nefret cinayetleri de tüm ağırlığı ile devam ediyor. Kadın cinayetlerini önleme sorumluluğu olan kolluk güçleri, adli makamlar, bakanlıklar ve TBMM görevini yapmıyor. Kadınlar çantalarında koruma kararları ile öldürülmeye devam ediliyor.

Eşitlik İçin Kadın Platformunun (EŞİK) hazırladığı rapora göre, 1-15 Ekim tarihleri arasında TBMM Genel Kurulu’nda kadın cinayetlerinden ve İstanbul Sözleşmesi’nden söz edilen süre: 57 saniye! 16 Ekim-15 Kasım tarihleri arasında;

•            TBMM Genel Kurulu’nda konuşan 96 milletvekilinden sadece 9’u ‘kadın’ sözcüğünü kullandı; 54 kanun teklifinden kadınların payına yalnızca 1 tane düştü

•            836 soru önergesinden ancak 8’i kadınlarla ilgiliydi

•            Kabul edilen kanunlarda kadının adı hiç yoktu

•            27 meclis araştırma önergesinden sadece 2’si kadın içindi

•            Mecliste yapılan 90 basın toplantısından sadece 3’ü kadınların yaşadığı sorunlara değindi.

İktidar, kadınlara yönelik şiddeti önlemek için etkili hiçbir politikayı yürürlüğe koymuyor. Başta 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesi olmak üzere var olan yasaları ve sözleşmeleri dahi uygulamıyor. Yasaları hayata geçirmekle yükümlü bakanlar ise failleri ayıplamakla yetiniyor.

Kadın cinayeti davalarında yargı erkekleri kollayan, kadınların öldürülmesinden neredeyse kadınları sorumlu tutan kararlar veriyor. Kadınlar olarak takip ettiğimiz, kamuoyunda infial yaratan olaylarda dahi “iyi hal indirimleri” söz konusu oluyor. Adaletsiz yargı kararları cinayetlerin artmasında bir etken oluyor.

Çocuk istismarı rakamları artarken somut önlem alması beklenen iktidar, çocuk istismarında “evliliği” affettirici bir unsur olarak düzenleyerek meşrulaştırmak için yasa yapma peşinde. Bu düzenleme yaygın tepkiler sonucu defalarca rafa kaldırılsa da bu yönde yeni girişimlerin yapılması bekleniyor.

ŞİDDETİ MASKELEYEMEZSİNİZ!

Ekonomik krizin yarattığı sorunları daha da beter hale getiren pandemi de en çok biz kadınların sırtına yük bindiriyor. Pandemiyle gerçek mücadeleyi biz kadınlar veriyoruz. Evin hijyenini sağlıyor, hastaneden eve yollanan pozitif hastalara bakıyor; evdeki karantinayı idare ediyor; okula gidemeyen çocuklara biz bakıyoruz. Ataerkillik pandemiyle birlikte biz kadınlara yönelik şiddeti tacizi tecavüzü, öte yandan da yoksulluk, işsizlik, eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşmadaki eşitsizliği de arttırıyor.

Tüm bunlar yaşanırken kadınları daha çok işsizliğe, sigortasızlığa, kayıt dışı çalışmaya mahkum eden istihdam paketleri açıklanıyor. Kendileri şatafat içinde yaşarken eve ekmek götürememe isyanını “abartılı” buluyorlar. Milyon dolarlık saray harcamalarından kısmayanlar kadınların korunması için kişi başına 3 TL bütçeyi reva görüyorlar.

Kürt illerinde seçilmiş belediye başkanlarının yerine atanan kayyumlar öncelikle kadın kurumlarını kapatıyor. Kadın Belediye Başkanları, kadın seçilmişler tutuklanıyor. Kadınların kazanımı olan eş başkanlık sistemi terörize edilmek isteniyor. İktidarın politikalarını eleştirme, hak talep etme, barış ve demokrasi isteme, siyaset yapma alanları her geçen gün daralıyor; gözaltına alma ve tutuklama gibi baskılar artarak devam ediyor. Platformumuzun üyelerinden Ruhan Mavruk arkadaşımız halen tutuklu bulunuyor. Yine platform üyelerimizden Şükran Yeşil arkadaşımıza, 10 Ekim Barış Mitingine çağrı amaçlı yapılan basın açıklamasına katıldığı gerekçesi ile 3,5 yıl hapis cezası verildi.

Üniversitelerde Ceren Damar, Güleda Cankel, Özgecan Aslan, Şule Çet, Gülistan Doku, Zeynep Şenpınar, Cennet Tuğba Tokbaş ve daha niceleri katledilirken, 2021 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programında kadın üniversiteleri projesinden bahsediliyor. Kadını erkek şiddetinden korumanın yolu, üniversiteleri haremlik/selamlık hale getirmek değil, önlemlerin arttırılması ve her şeyden önce İstanbul Sözleşmesinin uygulanmasıdır.

Şiddeti önlemekle görevli tüm yetkilileri; İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması için Avrupa Konseyi’nin belirlediği ve EŞİK’in Türkiye’ye uyarladığı 12 adımı hayata geçirmeye davet ediyoruz:

1.           Ayrımcılık ve şiddeti kınayın, suç olduğunu açıklayın

2.           Şiddeti önlemek için tedbir alın

3.           Şiddete karşı destek mekanizmaları oluşturun

4.           Risk altındakileri koruyun

5.           Yasaları uygulayın

6.           Polis, savcılık hizmetleri ve yargının etkinliğini artırın

7.           Adli işlemlerde mağdurları destekleyin ve koruyun

8.           Kapsamlı ve eşgüdümlü politikalar tasarlayın

9.           Sığınmacılar konusunda özenli davranın

10.         Çocukların özel ihtiyaçlarını karşılayın

11.         STK’ları destekleyin

12.         Şiddet verilerini toplayın, araştırmaları destekleyin

Kriz, pandemi, savaş; yoksulluk, işsizlik, şiddet… Aynı sorunları yaşayan kadınlar olarak aynı tarafta birleşmeliyiz. Gelin, en yakınımızdaki kadınlardan başlayarak el ele verelim; dayanışmayı büyütelim; örgütlenelim, değiştirelim!

YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI!

JIN, JIYAN, AZADİ

YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!

ADANA KADIN PLATFORMU

Editör: TE Bilisim