SES Adana Şube Yönetimi; Sağlık alanında yaşanan ve her geçen gün artan şiddetle canımızdan olmak istemiyoruz, binlerce defa ARTIK YETER diyoruz.
SES Adana Şubesi, Yüreğir Devlet Hastanesi Önünde "Artık Yeter, Sağlıkta Şiddet Son Bulsun" Başlıklı Basın Açıklaması Gerçekleştirdi.
SES Adana Şube Yönetim kurulu Üyesi Belgin IŞIK tarafından okunan basın açıklamasında; "Bizler depremde, salgında gece gündüz demeden canı pahasına çalışan sağlık emekçileri, iş yerlerimizde, görevimiz başında, mesleğimizi yerine getirirken hasta ve hasta yakınları tarafından şiddete uğradık, darp edildik, meslek onurumuz kırıldı" ifadesi kullanıldı.
Adana Tabip Odası Başkanı Uzman Doktor Selahattin Menteş'de konuyla ilgili açıklamada bulundu.
IŞIK sözlerine şu şekilde devam etti;
Dünyanın tüm ülkelerinde savaş zamanında dahi dokunulmazlığı olan bizler ülkemizdeki yasalarda bulunan cezasızlık ve iyi hal indirimleri yüzünden her gün onlarca defa şiddete maruz kalıyoruz ve ARTIK YETER DİYORUZ.
Son 1 haftada ülke genelinde Kocaeli, Şanlıurfa ve Adana’ da sağlık emekçilerine yönelik şiddet haberleri aldık. 7 Ekim cumartesi gecesi Yüreğir devlet Hastanesi'nde meydana gelen ve dakikalarca güvenli çalışma ortamı sağlanmasını bekleyen sağlık emekçisi arkadaşlara geçmiş olsun diyoruz.
Uzunca bir süredir sağlık emekçilerine yönelik şiddet ile mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Bu konularla ilgili defalarca iş bırakma eylemleri, açıklamalar yaptık. İstediğimiz düzeyde olmasa da bazı yasal değişiklikler yapıldı. Bu yasal değişikliklerin, önemli ancak yeterli olmadığını deneyimlerimiz bize göstermiştir. Şiddetin önlenmesine katkı sağlaması için verdiğimiz yasal önergeler halen bekliyor. Sağlık emekçilerine şiddet uygulayan şahısların çoğu hakkında hiçbir işlem yapılmamakta, bir kısmı gözaltına alınmakta veya tutuklanmaktadır.
Şanlıurfa’da hemşirenin burnu kırılabiliyor, Konya’da hastane odasında kardiyoloji uzmanı defalarca ateş edilerek öldürülebiliyor. Ancak sosyal medyada hükümetin politikalarını eleştirdiğinizde ya da mevcut düzende meydana gelen bir aksaklığı dile getirdiğinizde gece yarısı yaka paça gözaltına alınabiliyorsunuz.
Sağlık alanını kar elde etme alanı olarak gören, sağlık hizmetlerini üretim-tüketim ilişkisi içinde metaya dönüştüren ve her gün kışkırtılan sağlık talebi sağlık emekçilerini değersizleştiren şiddet ve nefret dili ve üslubu ile soslanan bu sistem şiddet üretiyor.
Sağlıktaki şiddet, sadece hasta ve yakınlarının emekçilere yönelik şiddeti değildir. İşyerlerindeki liyakatsiz yöneticilerin uyguladığı mobbing, muhalif olan sendika üyelerine yönelik siyasal (sürgün, işten atma, açığa alma, soruşturma vb) şiddet, açlık ve yoksulluk sınırı arasında çalışmaya mahkûm edilerek uygulanan ekonomik şiddet gibi birçok şiddet türü ile uğraşıyoruz.
Buradan bir kez daha hükümete sesleniyoruz! Torba yasalarla darbe döneminde oluşturulan Anayasa’daki eksiklikler giderilemez. Acilen sağlık emekçilerinin sesine kulak verilmeli, sağlıkta uygulanabilir caydırıcı şiddet yasasının çıkarılmalı ve gerektiği gibi etkin bir şekilde uygulanmalıdır.
Bizler mali ve sosyal haklarımız için mücadele ederken, sağlık alanında yaşanan ve her geçen gün artan şiddetle canımızdan olmak istemiyoruz, binlerce defa ARTIK YETER diyoruz.
Yaşamak yaşatmak istiyoruz.
Yaşasın ses yaşasın KESK