Türkiye’de uzun zamandır devam eden ve son zamanlarda iyice derinleşen ekonomik kriz, her gün bir yenisine uyanılan zamlar ve yoksulluğun derinleşmesiyle beraber yurttaşlar temel gıda ürünlerine dahi ulaşmakta zorlanmaktadırlar. İrrasyonel ve yalnızca “şanslı bir azınlığa refah sunmak için” yılladır uygulanan ekonomi politikaları ile “baş edilemez” bir hal alan ekonomik krizin yarattığı tahribatlardan en fazla toplumdaki hassas grupların başında gelen çocuklar etkilenmektedir. Özellikle 0-3 yaşlar arası ise zihinsel gelişimin en önemli evresi olmasından ve erişkinlik dönemine de bir nevi temel oluşturmasından ötürü ayrıca bir öneme sahiptir. Yoksulluk hali çocuklarda, yetişkinlik çağlarına da devrettiği, ciddi fiziksel, ruhsal ve bilişsel problemlere sebebiyet vermektedir.
Derinleşen yoksulluk, çocukları pek çok riske de açık hale getiriyor; çocuklar eğitim hayatlarından koparılıyor, çalışmak zorunda bırakılıyor ve sağlıklı büyüme hakları ellerinden alınıyor. UNICEF’in ilgili raporlarında da belirtildiği gibi eşitsiz koşullarda ve yoksulluk içinde büyüyen her üç çocuktan birisi yoksulluğu aileden devralarak “ömür boyu sırtlarında taşımak” zorunda bırakılıyor, bu da sonuç olarak nesiller arası yoksulluk ve zorluklar döngüsüne yol açıyor.
Milletvekili Beritan Güneş Altın araştırma önergesinde şu ifadelere yer verdi.
Türkiye’de derinleşen ekonomik krizden en çok toplumdaki hassas grupların başında gelen çocuklar etkilenmektedir. TÜİK 2022 verilerine göre Türkiye’de yoksulluk ve sosyal dışlanma altında olan çocukların oranı %42,7 olarak açıklanmıştır, yani neredeyse her iki çocuktan birisinin ciddi yoksulluk şartlarında yaşadığı belirtilmiştir.
Yoksulluk halinin çocuklarda ciddi fiziksel, ruhsal ve bilişsel sorunlara sebep olduğu düşünülürse, çocuk yoksulluğu ile salt nakdi yardımlarda bulunmak gibi bir yöntemle mücadele etmek mümkün değildir.
Hak temelli bütüncül yaklaşımla hareket ederek çocuk yoksulluğunun, bunun yarattığı nesiller boyu sürebilecek problemlerin, çözümüne dair gerekli tedbirlerin alınması amacıyla Anayasa’nın 98’nci, İçtüzüğün 104’ncü ve 105’nci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.