Emekliler Dayanışma Sendikası: Promosyon Uygulama Yöntemi Değiştirilmelidir!
Hakikatler Yok Sayılınca Yok Olmuyor!
Emeklilerin en önemli gündem maddesi, yoksullaştırma politikaları ve her geçen gün daha da zorlaşan yaşam koşullarıdır. Ülkeyi yönetenler, emekliler söz konusu olduğunda eşitsizliği, ayrımcılığı, yıldırmayı ve çaresiz bırakmayı adeta bir politika haline getirmiş durumdadır. Ancak, sosyal politikalarla ilgili tüm plan ve programlara "Yaşlılıkta Sağlık ve Refahın Artırılması" ve "Yaşlılıkta Olanaklar Sunan, Destekleyici Ortamların Sağlanması" gibi ifadeler eklenmektedir. 2007 yılında hazırlanan "Türkiye’de Yaşlıların Durumu ve Yaşlanma Ulusal Eylem Planı" ve 12. Kalkınma Planı gibi belgelerde de benzer cümleler yer almaktadır.
Ancak, bugüne kadar samimiyetsiz ve inkârcı politikalarla emekliler bilinçli olarak yoksullaştırılmış, on liraya muhtaç hale getirilmiştir. 2000 yılında hazırlanan 4447 Sayılı Sosyal Güvenlik Reformu Yasa Taslağı ve sonrasında yapılan düzenlemelerle bu süreç devam etmiştir. 5510 Sayılı Kanun hazırlanarak Ekim 2008’de Sosyal Güvenlik Reformu adı altında yürürlüğe konulmuştur. Emeklilerin kazanılmış ekonomik, sağlık ve sosyal hakları IMF’nin direktifleri doğrultusunda ellerinden alınmıştır ve bugün de aynı politikalar sürdürülmektedir.
Günümüzde 16 milyonu aşkın emeklinin dokuz milyonu açlık sınırının altında yaşamaktadır. BM kriterlerine göre "mutlak yoksul" olarak kabul edilen emekliler için, yaşamlarını kolaylaştıracak basit düzenlemeler bile yapılmamaktadır. Banka promosyon ödemelerinde uygulanan yöntem de bu mağduriyetlerden biridir.
Promosyon Uygulamasındaki Eşitsizlikler
Emekliler, banka promosyonlarıyla ilk kez 2017 yılında tanışmıştır. Oysa, 20 Temmuz 2007 tarihli ve 26588 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2007/21 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile promosyon ödemeleri kamu ve özel sektör çalışanlarına yapılmaya başlanmıştı. Ancak emekliler için bu uygulama tam 10 yıl sonra hayata geçirilmiştir. Bankalar, emekli maaşlarının kendi bankaları üzerinden ödenmesi için büyük bir rekabet içinde bulunurken, SGK ise emekliler lehine bir promosyon protokolü yapmamıştır. Oysaki promosyon ödemeleri bankalar tarafından karşılandığından devletin cebinden para çıkmamaktadır. Bu durum, emekli düşmanlığı olarak değerlendirilmektedir.
Promosyon Sistemi Nasıl Olmalı?
Mevcut sistemde banka promosyonları, bankaya göre farklılık göstermekte ve SSK, BAĞ-KUR ile Emekli Sandığı emeklileri arasında da değişiklik arz etmektedir. Bankalar, "Aylığını taşıyan emekliler promosyon kampanyasından yararlanabilir ancak 3 yıl taahhüt süresini tamamlamayanlar cayma bedeli ödeyerek banka değiştirebilir." demektedir. Ancak, tüm emeklilerin en yüksek promosyon veren bankaları takip etme ve bu işlemleri yapma şansı bulunmamaktadır.
Emekliler banka promosyonunu bir ek gelir olarak görmek zorunda kalmaktadır. Bu nedenle:
-
Emeklilere fırsat eşitliği sağlanmalı ve ayrımcılığa son verilmelidir.
-
Promosyon ödemeleri üç yılda bir değil, her yıl yapılmalıdır.
-
Promosyon miktarı artırılmalı ve emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olacak şekilde düzenlenmelidir.
Emekliler Dayanışma Sendikası olarak, SGK'nın bankalarla yapacağı yeni promosyon protokolünün bu hususları göz önünde bulundurarak hazırlanmasını ve emeklilerin mağdur edilmemesini talep ediyoruz.