Kamu Emekçileri Konfederasyonu (KESK), 5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini kapsayan 1 Ağustos’ta başlayacak toplu sözleşme görüşmeleri için taleplerini açıkladı.

KESK'den yapılan paylaşımda taleplerini dile getirdi.

Sevgili Kamu Emekçileri, Sevgili Emekliler,

Hepimizi yakından ilgilendiren Kamu Görevlileri Toplu Sözleşme görüşmeleri 1 Ağustos'ta başlıyor.

Bugüne kadar altı defa kurulan toplu sözleşme masasında kaybeden hep biz olduk.

Masada "yetkili" olarak sizi temsil ettiklerini söyleyenler içinden çıkılmaz hale gelen sorunlarımızı çözmek yerine iktidara toz kondurmamayı, övgüler dizmeyi tercih ettiler.

Önlerine konan, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyonun en az yarısını yutan TÜİK rakamlarına dayalı mutabakatlara imza koydular. Haklarımızı savunmak yerine her seferinde kraldan çok kralcı olmaya devam ettiler. Üstelik hiç sıkılmadan "tarihi başarı, bütçeden hakkımızı, refahtan payımızı aldık" diyerek hepimizle dalga geçtiler.

Şimdi hepimiz için karar vakti...

Ya bizi her geçen gün daha sefalete iten bu oyunun bir kez daha sahnelenmesini izleyeceğiz. Ya da grev hakkı ile tamamlanış gerçek bir toplu pazarlık hakkı, insanca yaşamaya yetecek bir ücret, güvenceli iş, güvenli gelecek için omuz omuza verip bu oyuna son vereceğiz!

Ülkeyi yönetenler "büyümede rekor üstüne rekor kırıyoruz, raflar dolu, dünya bizi kıskanıyor" diyor. Oysa bizim sadece dertlerimiz, sorunlarımız, yoksulluğumuz ve borçlarımız büyüyor.

Her yeni güne yeni bir zam haberiyle uyanıyoruz. Raflar dolu ama bizim cebimiz boş. Marketleri müze gezer gibi geziyoruz. Fiyatlara bakıp çıkıyoruz.

Her üc çalışandan birisi açlık sınırı altında olan asgari ücrete mahkûm edilmiş halde. Geri kalanların maaşları da her geçen gün asgari ücrete yaklaşıyor. 10 milyon emekliye açlık sınırı altında bir maaş reva görülüyor.

Böyle bir ülkeyi kim, niye kıskanır? Bilemiyoruz.

Bu ülkede büyüyenler de var elbette. Faizden, ranttan beslenen mutlu azınlığın serveti büyüyor.

Nüfusun yüzde Tini oluşturan ama ulusal servetin yüzde 54'ünü elinde tutan dolar milyarderleri büyüyor.

Yıllardır teşvik üstüne teşvik verilen, vergi afları çıkarılan, çalıştırdığı asgari ücretli kadar bile vergi ödemeyen şirketler, patronlar büyüyor.

Biz yoksullaştıkça onlar zenginleşiyor, büyüyor.

Yaşadığımız her ekonomik krizin, pandeminin, depremin faturası bize kesiliyor.

Hem maaşımızdan-ücretimizden kaynakta kesilen vergilerle, hem tükettiğimiz her üründe zenginlerle aynı oranda ödediğimiz KDV, ÖTV gibi dolaylı vergilerin gittikçe artırılması ile tüm yük bize yıkılıyor. Satın alma gücümüz her geçen gün eriyor. Maaşlarımız, ücretlerimiz buharlaşıyor.

Buna rağmen ülkeyi yönetenler hala "işçiyi, memuru, emekliyi, asgari ücrete ezdirmedik" nutukları atıyor. Oysa yıllardır iktidarın siparişi ile açıklanan TÜİK'in sahte enflasyon rakamları ile değil, yaşadığımız gerçek enflasyonla, hayat pahalılığı ile ezildikçe eziliyoruz.

Son bir yıldır "refah payı" oyununa başladılar.

2022'nin ilk altı ayı için "%2,5 refah payı veriyoruz" dediler. Ama sözlerini tutmadılar. Maşlarımızda yapılan %2,5'luk artışı bile izleyen altı ayın enflasyon farkından düştüler.

Seçimlerden önce "En düşük memur maaşını 22 bin TL'ye çıkaracağız, artışı emeklilere de yansıtacağız" dediler.

Ama sözlerini yine tutmadılar. 4 milyon kamu emekçisinin kök (taban) maaşını enflasyon farkı ve toplu sözleşme artışı toplamı olan %17,55 oranında arttırdılar. Taban aylığımıza yansıtmadıkları için emekli aylığımızdan, tazminatlarımıza, eş ve çocuk yardımından ek ders ücretlerimize, döner sermaye payımıza kadar hiçbir kaleme yansıtılmayan 8.077 TL'lik artışa ise " ilave dediler.

Her üçünden ikisi hazine katkısı ile 7.500 TL olan en düşük maaşı alan emekliye ise "size 8.077 TL'lik ilave de yok, %25 artışla yetinin" diyerek dalga geçtiler.

Bugüne Kadar Kaşıkla Verdiklerini Kepçe İle Geri Aldılar.

Tek çözüm yoksulluk sınırının üzerinde bir ücret mücadelesini yükseltmekten geçiyor.

Bizler yoksullukta, sefalette eşitlenmek değil hak ettiğimiz refahta birleşmek istiyoruz.

Bizler ulufe değil, grevli gerçek bir toplu sözleşme düzeni istiyoruz!

İktidarın tek taraflı olarak çıkardığı yasalar değil, konfederasyonların, sendikaların kamu emekçilerinin söz ve karar sahibi olacağı demokratik bir çalışma yaşamı istiyoruz.

Tüm kamu emekçilerini, emeklileri yıllardır hepimize kaybettiren

bu yoksulluk ve sefalet düzenine karşı önümüzdeki toplu sözleşme sürecinde insanca yaşayacak ücret, güvenceli iş, güvenli gelecek mücadelesinde omuz omuza vermeye çağırıyoruz.

İNSANCA YASAMAYA YETECEK ÜCRET, GÜVENCELİ İŞ-GÜVENLİ GELECEK İÇİN

TOPLU SÖZLEŞME TALEPLERİMİZ

Evrensel sendikal normlara uygun,

GREVLİ, GERÇEK BİR TOPLU SÖZLEŞME İSTİYORUZ!

Sözleşmeli, taşeron, ücretli, vekil, gibi her türlü güvencesiz istihdama son verilmesini, tüm kamu emekçilerinin güvenceli-kadrolu istihdam edilmesini ve eşit ise eşit ücret verilmesini,

En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını,

En düşük emekli maaşının Temmuz 2023 itibari ile net 15 bin TL'ye çıkarılmasını,

Ek", "ilave", "seyyanen" gibi her ne ad altında olursa olsun aldığımız tüm ek ödemelerin emekli aylığımıza yansıtılmasını,

Az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınmasını, tükettiğimiz her şeyden alınan dolaylı vergilerin düşürülmesini, faiz ve servet gelirlerine tanınan ayrıcalıklara son verilmesi için Servet Vergisi getirilmesini,

Vergi matrahına esas tutarın yıllık %15'i geçmeyecek şekilde düzenlenmesini, alınacak vergi diliminin %15'te sabitlenmesini, asgari ücret kadarının vergiden muaf tutulması uygulamasının kalıcı hale getirilmesini,

Çalışma saatlerinin günlük 7, haftalık 35 saat olarak düzenlenmesini,

Verilen sözlerin tutularak kamuda işe alımlarda ve görevde yükselmelerde mülakatın derhal kaldırılmasını, tüm kamu emekçileri ve emeklilerine 3600 ek göstergenin verilmesini,

İşyerlerinde kadına yönelik her tür ayrımcılık, şiddet, taciz ve mobbinge karşı gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını ve uygulanmasını,

Tüm çalışanların 0-6 yaş arası çocukları için işyerlerinde nitelikli ve ücretsiz hizmet verecek kreşlerin açılmasını,

Tüm kamu emekçilerine ücretsiz servis ve öğlen yemeği imkânı sağlanmasını, yaşadığımız gerçek enflasyona göre giyim ve yakacak yardımı verilmesini, kamu toplu ulaşım araçlarından ücretsiz faydalanılmasını sağlayacak aylık abonman kartı verilmesini,

Konutu olmayan tüm kamu emekçilerine barınma hakkı kapsamında lojman sağlanmasını, bu gerçekleşinceye kadar kira yardımı yapılmasını,

OHAL-KHK'leri ile hukuksuz ve keyfi olarak işinden, ekmeğinden edilen kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesini, geriye dönük tüm hak kayıplarının karşılanmasını,

Kamuda engelli istihdamının arttırılmasını, engelli kamu emekçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesini İstiyoruz!

TİS AFİŞ2023

TİS Bildiri 2023_

kadın TİS bildiri 170723_

Editör: Haber Merkezi