Adana Akademik Meslek Odaları Birliği; Ciğerlerimiz kesiliyor Başlıklı Basın Açıklamasını Adana Eczacılar Odasında Gerçekleştirdi.
ADAMOB adına Adana Mali Müşavirler Odası Başkanı Güney Yılmaz okudu.
Güney; "Gün geçmiyor ki yüksek kar hırsı için yeni bir doğa katliamı ile karşılaşmayalım. 4 yıldır aralıklarla devam eden, Muğla‘nın Milas ilçesine bağlı İkizköy mevkiinde bulunan Akbelen Ormanı’nda ki ağaç kıyımı 24 Temmuz sabahı yeniden başladı. Çevre köylülerin ve çevrecilerin direnişi bölgeye sevk edilen Jandarma ve TOMA’lar ile karşılaştı. Jandarma, ağaçların kesilmesine karşı çıkan köylülere biber gazı ve jopla sert müdahalede bulundu. Bölgede telefon ve internet şebekesinin de engellendiği biliniyor" dedi.
Güney Yılmaz konuşmasına şu şekilde devam etti;
Limak Holding ve IC Holding ortak girişimi olan Yeniköy Kemerköy Enerji şirketi tarafından Akbelen Ormanı'nın bir bölümü termik santrallere linyit sağlayan maden sahası olarak genişletiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından izin verilen maden sahasının genişletilmesi 4 yıldır devam eden bir süreç. Ve 4 yıldır İkizköy halkı ve çevre aktivistleri Akbelen Ormanı'ndaki ağaçların kesilmemesi için mücadele ediyor. 2 yıl öncede başlayan kesim sonrası köylüler Akbelen Ormanı'nda doğa nöbetine başlamışlardı. Bu nöbet 2 yıldır devam ediyordu. 24 Temmuz’da kıyım yeniden başladı.
Şirket 28 Temmuz’da yaptığı açıklamada “Akbelen Ormanının ruhsatlı maden sahası içerisinde yer aldığını, Orman Genel Müdürlüğü tarafından yüzde 93'ü endüstriyel odun üretimi fonksiyonlu, yüzde 7'si ise odun dışı ürün olarak planlandığını, ormanın milli park, tabiat parkı, sit alanı, muhafaza ormanı, gen koruma ormanı gibi ekolojik veya sosyo-kültürel fonksiyonlu orman gibi özel nitelikli alanlardan olmadığını” belirterek tüm yurttaşlar gibi en üst düzeyde çevre bilinci ve hassasiyetine sahip olduklarını, yasalara, insana ve çevreye uyumlu bir şekilde üretim yaptıklarını savunmaktadır. Tam da bu açıklama itirazımız olan konudur. Şirkete ve yetkililere göre eğer orman katliamı yasalara uygunsa, ruhsatlı ise bir sorun yoktur!!!
Ülkemizde madencilik, enerji, turizm vb. amaçlarla 50’ye yakın ormancılık dışı amaç için tahsis edilen orman alanlarının miktarı 811 bin hektarın üzerinde. Bu miktar tüm orman alanlarımızın %3,5’ine denk geliyor. Ve her yıl orman yangınlarıyla kaybettiğimiz orman alanlarının 4 katından fazlası bu tür tahsisler nedeniyle yok ediliyor.
Mevcut iktidar ormanlarımızı bir ekosistem olarak değil, bir rant aracı olarak görmektedir. Sadece 2012 ile 2021 yılları arasında 60 bine yakın ormancılık dışı alan için şirketlere izin verildi ve bu izinlerle 385 bin hektardan fazla ormanımız yok edilmiştir. Büyük orman alanları küçük parçalara ayrılarak, daha hızlı bir şekilde de yok edilmektedir. Sadece 2008 ile 2019 yılları arası 11 yılda küçük parçalara ayrılan orman miktarı %56, 10 hektardan küçük orman sayısı da %118 arttı.
Ayrıca son yıllarda ülkemizde ve dünyada ormanlar daha fazla kar, maden sahaları, tatil merkezleri vb. uğruna yok edilirken artan yangınlar ile de yok olmaktadır. Dünyamız devasa şirketlerin fütursuz üretimleri ile küresel ısınma çağından küresel kaynama çağına girmiştir ve yaşanabilir olmaktan hızla uzaklaşmaktadır. Gelecek nesilleri kuraklık, susuzluk, yok edilmiş bir dünya beklemektedir. Bu gidişle insanlık Stephen Hawking’in uyardığı gibi son yüzyılını yaşıyor olacaktır.
Elbette gelişen ekonomik koşullara ve insan ihtiyaçlarına göre enerji talebi artmakta ve bu enerjinin karşılanabilmesi için üretim yapılması bir zorunluluktur. Ancak bu talep karşılanacak diye yaşanabilecek bir dünyadan vazgeçilemez. Ormanların yok edilmesi demek, temiz havanın, sularımızın ve dünyanın ciğerlerinin yok edilmesi demektir. Ormanların temiz havası yerine termik santrallerin havayı kirlettiği, başta akciğer kanseri olmak üzere birçok kansere, kronik akciğer hastalıklarına davetiye çıkararak halk sağlığını olumsuz etkilediği de bilinen bir gerçektir. Kapitalizm sadece ve sadece merkezine kar hırsını koyarak üretim gerçekleştirmektedir. Gelecek nesillerin, diğer canlıların yaşam hakkı yok sayılmaktadır.
Bizler Adana Akademik Meslek Odaları Birliği olarak, her zaman temiz ve yaşanabilir bir dünya için, doğaya ve çevreye uyumlu, sürdürülebilir üretimden yanayız. Gelişmeye, insanlığın ileriye gitmesine, enerji ihtiyacının karşılanmasına karşı değiliz. Ancak bu yapılırken doğanın talan edilmesine, insanların yerlerinden yurtlarında edilmesine, ağaçların katledilmesine sessiz kalamayız.
Akbelen’deki ağaç katliamı durdurulmalıdır. Ormanların katledilmesine son verilerek, kesilen ağaçların yerine yenileri dikilmeli, yanan orman alanları hızla yenilenmelidir.