Üniversite öğrencilerinin, İmamoğlu protestoları ardından 2 Nisan’da tüketimin durdurulması için yaptığı "boykot" çağrısı kamuoyunda yer bulurken sosyal medyada çağrı yapanlar hakkında soruşturma başlatıldı, Kabine üyelerinden de peş peşe açıklamalar geldi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, boykot çağrılarını 'darbe girişimi' olarak nitelerken Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üç ay önce yaptığı boykot çağrısı yeniden gündem oldu.
Erdoğan 4 Ocak'ta yaptığı açıklamada, "Ülkemizde de enflasyon adeta tüm kötülüklerin anası durumundadır. Aç gözlü fırsatçıların ne enflasyonla, ne kurla ne faizle izah edilmeyecek keyfi fiyatlandırma alışkanlıkları elbette bizim işimizi kolaylaştırmıyor." dedi.
"FAHİŞ FİYAT ARTIŞI YAPANLARI BOYKOT EDİN"
Erdoğan şu ifadeleri kullanmıştı:
Bu konuda en etkili yöntem milletimizin fahiş fiyat artışı yapan ürün ve hizmetleri boykot etmeleridir. Satılmayan, alıcısı olmayan ürünün önemi de kalmayacaktır.
Faizi kesinlikle indirmeye başlayacağız. 2025 yılı bunun işaret yılı olacaktır. Faiz inecek ki enflasyon da insin. Bu adımı atacağız, bu artık bizim olmazsa olmazımız.
-Son günlerin en çok tartışılan konusu 22 bin 104 TL olarak belirlenen asgari ücret rakamıdır.
ÖZGÜR ÖZEL DE YILLAR ÖNCEKİ BOYKOT ÇAĞRISINI HATIRLATTI
CHP Genel Başkanı Özgür Özel de boykot çağrısına soruşturma başlatılmasının ardından Erdoğan'a geçmiş yıllardaki sözlerini hatırlatarak yanıt verdi.
Özel, "Tayyip Erdoğan’a helal olan millete haram olamaz! Boykot demokratik haktır. 2008’de medya boykotu başlatan Erdoğan’ın ta kendisidir. Bugün boykotu kötüleyen şuursuzlar baş kötünün müritleridir. Tutarsızlıktan utanmayanlar, yalandan medet umanlar yine rezil oldunuz. Hadi buyrun…" ifadesini kullandı.
Erdoğan 2008'deki konuşmasında da "Bu medya güvenilirliğini yitirmiştir. Partimin mensupları olarak yalan yanlış bu haberlere yapan medyaya karşı sizler de kampanyanızı başlatın, sürdürün. Bu gazeteleri evinize sokmayın, almayın. Açık konuşmayı severim. Siz mi bize karşı yalan yanlış bütün kampanyaları yapıyorsunuz, e tamam. Biz de en doğal, en tabii hakkımızı kullanıyoruz: Almayacağız" ifadesini kullanmıştı.